Ekonomik durum, halkın 1 numaralı sorunu oldu!

service

Kadir Özgü Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Grubu ile Global Akademi ortaklığında geliştirilen “Türkiye Eğilimleri Araştırması”nın 2021 yılı saha emek harcamaları 23 Ekim-5 Kasım 2021 tarihleri içinde Akademetre Araştırma ve Stratejik Planlama tarafınca gerçekleştirildi.

Araştırma kapsamında Türkiye temsiliyetine haiz 26 ilde (İstanbul, Ankara, Konya, Bursa, Kocaeli, İzmir, Aydın, Manisa, Tekirdağ, Balıkesir, Adana, Antalya, Hatay, Zonguldak, Samsun, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Trabzon, Gaziantep, Diyarbakır, Mardin, Malatya, Bitlis, Erzurum, Ağrı), şehir merkezlerinde ikamet eden 18 yaş ve üstü 1.000 şahıs ile görüşüldü.

Dönüşümü idrak etmek için…

“Türkiye Eğilimleri 2021” araştırmasının neticeleri 4 Ocak 2022 günü Prof. Dr. Mustafa Aydın, Prof. Dr. Mitat Çelikpala, Prof. Dr. Erinç Yeldan, Prof. Dr. Murat Güvenç, Prof. Dr. Osman Z. Zaim, Prof. Dr. Banu Baybars Hawks, Dr. Öğretim Üyesi Kerem Yıldırım, Dr. Öğretim Üyesi Berkay Ayhan, Dr. Öğretim Üyesi M. Kerem Çoban ve Sezen Kaya’dan oluşan araştırma ekibinin düzenlemiş olduğu görüşmede kamuoyuyla paylaşıldı.

Türkiye Eğilimleri araştırmasının, 11 senedir toplamış olduğu data ile Türkiye’nin dönüşümünü idrak etmek ve izlemek için fazlaca kıymetli bir kaynak sunduğunu ifade eden Kadir Özgü Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Global Akademi Genel Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Aydın, “Bu emek verme ile Türkiye’nin toplumsal, ekonomik, siyasal, kültürel değişimleri ve halkın yaşam alışkanlıkları objektif bir halde ölçülüyor; Türkiye’nin toplumsal değişiminin takip edeni ve öngörülmesi mümkün oluyor. Kadir Özgü Üniversitesi ve Global Akademi olarak bu şekilde bir araştırmayı gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

Coğrafi bölgelere gore eğilim

Araştırma sonuçlarına gore Türkiye halkının gündemindeki en mühim sorun yüzde 22,7 ile “ekonomide yaşanmış olan problemler” olarak tespit edildi. Sıralamada ikinci sırayı, oranı yüzde 6’dan yüzde 17,9’a yükselen “sığınmacılar” alıyor.

2020’de ilk sırada yer edinen “Koronavirüs salgını” ise 2021’de %15,8’lik oranıyla üçüncü sıraya gerilemiş gözüküyor. Dördüncü sırada yer edinen “hak ve özgürlüklerin sınırlanması” %12,3’ten %7,3’e; beşinci sıradaki “terörle savaşım” ise %8’den %7,2’ye düşmüş. Bu maddeleri %0,1 ile “eğitim” takip ediyor.

Neticeleri coğrafi bölgeler bazında incelediğimizde, Akdeniz ve İç Anadolu’da ekonomik problemler, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da sığınmacılar, Marmara ve Ege’de Koronavirüs salgını, Karadeniz’de ise terör ön plana çıkıyor.

Geçim sıkıntısı endişesi

2020-2021 araştırma neticelerini karşılaştırdığımızda, “Kendimi/ailemi geçindiremiyorum” diyenlerin oranı %51,1’den %57,2’ye ve “Ekonomik olarak daha fena durumdayım” diyenlerin oranı %51,8’den %55,4’e yükselmiş gözüküyor. Borçlarının seviyesinden kaygı duyanların oranı %48,9’dan %45,8’e düşerken, gelirinin aylık tüketim harcamalarını karşılamaya kafi bulunduğunu düşünenlerin oranı %33,4’ten %40’a çıkıyor.

Iştirakçilerin bakış açısından Türkiye’de yakın dönemde yaşanmış olan ekonomik zorlukların temel nedenlerine bakıldığında ilk üç sırayı “faizlerin yüksek olması” (%20 ,7), “yüksek dış borçlanma” (%14,8) ve “göçmen ve sığınmacılar” (%14,4) alıyor.

Ekonomide en mühim mevzular

Türkiye ekonomisi açısından mühim görülen mevzular içinde ise faizlerin yüksekliği (%85,6), enfl asyonun yüksekliği (%84,7), besin ürünleri fiyatlarında artış (%82,3), Türk Lirası’nın kıymet kaybetmesi (%81,9), kira/ev fiyatlarında artışlar (%80,4), işsizlik (%79,6), vergi oranlarının yüksekliği (%79,3), dış politikada yaşanmış olan sıkıntılar (%79,1), dış borçların yüksekliği (%78,9) ve gelir dağılımındaki eşitsizlik (%78,7) şeklinde unsurlar dikkat çekiyor.

Türk halkının yalnız %5,4’ü “Aylık gereksinimlerini karşıladıktan sonrasında tutum yapma imkânı” bulunduğunu belirtirken, tutum yapma yöntemi olarak açık ara “Altın alırım” (%54,6) ve “Döviz alırım” (%38) ilk iki sırayı paylaşıyor. Buna karşılık “TL olarak bankada faiz hesabında değerlendiririm” diyenler %14,5’te, “Borsada değerlendiririm” diyenler %10,3’te kalıyor.

Siyasal yelpazedeki durum

Türk halkının siyasal yelpazedeki yerini de ortaya koyan araştırmada, “Kendinizi siyasal görüşünüz açısından iyi mi tanımlarsınız?” sorusuna en fazlaca “muhafazakâr” yanıtı veriliyor (%27,5). Bu tanımı “milliyetçi” (%19,9) ve “Kemalist” (%19,2) takip ediyor. Kendisini “Siyasal İslamcı” olarak tanımlayanların oranı (%9) geçen yıla gore mühim bir değişim göstermezken, “toplumsal demokrat” diyenlerin oranı %13,9’dan %8,3’e düşmüş; buna karşılık “Kemalist” olarak tanımlayanlar %10,3’ten %19,9’a yükselmiş gözüküyor.

Kendini “muhafazakâr” yada “siyasal İslamcı” olarak tanımlayanlar bilhassa 41-55 yaş içinde; “milliyetçi” yada “Kemalist” olarak tanımlayanlar ise 18-20 yaş içinde öne çıkıyor. “Muhafazakâr” yada “siyasal İslamcı” bulunduğunu belirtenlerin toplamında seneler içinde yaşanmış olan değişime baktığımızda ise en yüksek oranı yakaladığı 2017’de %47,4 olarak kaydedilirken geçtiğimiz yıl %34,6’ya kadar düştüğünü, bu yıl ise hafifçe bir yükseliş yakaladığını (%36,5) görüyoruz.

Siyasal yönetimde tercih farkı

Ülkenin yönetim seçimi olarak iştirakçilerin %55,7’si Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni tercih ederken, %44,3’ü Parlamenter Sistem’i benimsediğini belirtiyor. Bu oranların geçen yıla gore mühim bir değişim geçirmediği görülüyor.

Öte taraftan, kendilerine sunulan yönetimsel ifadeleri değerlendirmeleri istenen iştirakçilerin %55,3’ü (2020’de %60,8) “Demokratik siyasal sistem ile yönetim” tercihini fazlaca iyi ve iyi olarak değerlendirirken, %51,2’si (2020’de 46,6) “Parlamento ve seçimlerle uğraşmak zorunda kalmayan kuvvetli bir lidere haiz olmak” tercihine pozitif yaklaşıyor. Bu tarz şeyleri %38,2 ile “Hükümet yerine uzmanların, ülke için en iyi olduğuna inandıkları şeyi yapmaları”, %28,1 ile “Ülkeyi dini liderlerin yönetmesi” ve %25,2 ile “Ülkeyi ordunun yönetmesi” şıklarını olumlayanlar takip ediyor.

Benzer şekilde, iştirakçilerin %58,4’ünün “Gençlere Türk milletinin içsel değerlerine haiz çıkmayı öğretmenin demokrasi eğitimi vermekten daha mühim” bulunduğunu belirttiği görülüyor. Öteki taraftan iştirakçilerin %50,3’ü (2019’da %35,5) “Türkiye demokratik bir ülkedir” önermesine katıldıklarını belirtiyor.

Erken seçim ve tercihler

Katılımcılar “Haziran 2023’te yapılması öngörülen cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimlerinin öne alınmasına gerek var mıdır?” sorusuna %64,5 oranında “Hayır” yanıtını veriyor. Erken seçimin yapılmasını lüzumlu görüp “Evet” diyenler (%16,9) içinde, yönetimin değişmesi, iktisat, sistemin fena olması, genel durumunun fena olması ve hakkaniyet olmaması şeklinde gerekçeler öne çıkıyor.

“İdeal bir Cumhurbaşkanının haiz olması gerektiği kabul edilen özellikler” sıralamasında bu yıl “Başarı göstermiş bir siyasal geçmişi olmalı” önermesi 5 sıra yükselerek %70 ile 1. sıraya yerleşirken, onu sırasıyla “Yönetim tecrübesi olması” (%68,8), “Dürüst ve ahlaklı olması” (68,7), “Yüksek değerlendirme becerisine haiz olması” (67,9) ve “Halk ile iç içe olması” (67,5) ve takip ediyor.

En fazlaca itimat duyulan kurumlar

Araştırma sonuçlarına gore, Türk halkının en güvenilmiş olduğu kurumlar sıralamasında son yıllarda ilk üç kendi içinde yer değiştiriyor: 2021’de Polis %65,4 ile ilk sıraya yükselirken, onu ikinci sırada Jandarma (%65,4) ve üçüncü sırada Türk Silahlı Kuvvetleri (%62,4) takip ediyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi (%57) dördüncü, Cumhurbaşkanlığı (%56,9) da beşinci sırayı alıyor.

Geçtiğimiz yıl ilk kez ölçülen Türk Tabipleri Birliği bu yıl oranını yükselterek altıncı sıraya yerleşirken (%56,7), listenin devamındaki Ulusal İstihbarat Teşkilatı, Anayasa Mahkemesi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Türkiye İstatistik Kurumu, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Barolar şeklinde kurumlara itimat geçen yıla oranla hafifçe artış gösteriyor.

Dış politikada hükümetin karne notları yükseliyor

Hükümetin dış politikasını başarı göstermiş bulma oranı 2019’da %28,5, 2020’de ise %46,5 olarak kaydedilmişti. Bu yıl yükseliş devam ediyor ve iştirakçilerin %50,6’sı hükümetin dış politikalarından memnun bulunduğunu dile getiriyor. Bununla beraber hükümetin Suriye politikalarındaki memnuniyetsizlik giderek artıyor. Suriye mevzusunda izlenen politikaları başarı göstermiş bulanların oranı 2019’da %36, 2020’de %32,1 olarak kaydedilirken 2021 araştırmasında bu oran %27,4’te kalıyor. Başarısız bulanların oranı ise bu yıl %23,6’dan %38,1’e yükseliyor. Dış politikada Türkiye’nin ortaklık yapması gerektiği kabul edilen ülkeler içinde ilk sırayı bu yıl %17,5 ile Müslüman Ülkeler alıyor. Rusya mühim bir yükseliş kaydederek ikinci sırada (%16,4) geliyor. Geçtiğimiz iki senenin araştırmalarında (%24,6 ve %19,5’lik oranlarla) ilk sırada yer edinen Türki Cumhuriyetler ise bu yıl %14,1 ile üçüncü sıraya geriliyor. Bu ülkeleri ABD (%14,1), AB Ülkeleri (%12,7) ve NATO Ülkeleri (%10,1) takip ediyor.

Türk halkının ABD’ye bakışı

Türk halkının tehdit olarak algıladığı ülkeler sıralamasında uzun süreden beri ilk sırayı bırakmayan ABD, bu yıl sıralamada üçüncülüğe (%56,1) geriliyor ve yerini Ermenistan’a veriyor (%60,9). İkinci sıradaki İsrail (%60,5) ve dördüncü sıradaki Irak (%49,6) halen mühim tehditler olarak görülmekle beraber, 2021 tehdit algısında esas çıkışı %36,4’ten %44,6’ya yükselen oranı ile Cenup Kıbrıs Rum Yönetimi kaydediyor. Öte taraftan, “Türkiye’nin yabancı ülkelerde asker bulundurmasına destek, %29,1 ile bugüne kadarki en düşük oranı yakalarken, “Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlarına destek” de %33,7 ile gene bugüne kadarki en düşük oranında tespit ediliyor.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Avusturya Forum - Güncel Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Et