Marmaris yangını neden söndürülemiyor?

service

Marmaris’te yangın üçüncü gününde yoğun çabalara karşın tam olarak denetim altına alınamadı. Uzmanlara bakılırsa Türkiye’de yangınla mücadelede önleyici adımlar atmak yerine çıkan yangınları söndürmeye odaklanmak; bu probleminin altında yatan aslolan sebep.

Marmaris yangının başladığı Bördübet köyü, ağaçların sıklığı ve bakir doğasının da etkisiyle Amazon koyu olarak biliniyor. Karakulaklar, “dünyada bir kızılçam ormanında yaşamış olduğu malum tek bozayı popülasyonu,” kurtları ve kuşlarıyla Bördübet’te koruma altına alınmış bir yaban yaşamı geliştirme sahası da bulunuyor.

Yangın terminolojisindeyse ağaçlar, ince dallar, kuru yapraklar ve otlar, “yanıcı maddeler” olarak anılıyor. Yanıcı madde artıkça yangının yayılma riski artıyor.

Yangının başlaması için uygun rutubet ve ısı koşulları gerekiyor. Türkiye’de yangın riskinin en yüksek olduğu bölgeler içinde gösterilen Akdeniz ve Ege’de rüzgarın da etkisiyle yangınlar kısa sürede büyüyebiliyor.

Mesela, Türkiye’nin tarihindeki en büyük orman yangınlarını yaşamış olduğu geçen yıl, hava sıcaklıklarının 45 dereceyi bulmuş olduğu, bağıl rutubet oranının yüzde 20-15’in altına düşmüş olduğu ve rüzgarın hızının 45 km/saat’i bulmuş olduğu “ekstrem koşullar” hakimdi.

Birkaç hafta öncesine kadar yağışların devam etmiş olduğu Marmaris’te ağaçların altındaki yaprakların tam olarak kurumamasına karşın bu şekilde bir yangının çıkmasının; yanıcı maddenin kuruması; ısı artarken nemin azalması durumunda yangın riskini yükselteceğine işaret ettiğini söylüyor İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. Doğanay Tolunay “Daha büyük yangınlara hazırlıklı olmalıyız.” diyor.

Havadan müdahale bir tek ilk dakikalarda eleştiri öneme haiz

21 Haziran’da yangının başladığı gün bu ekstrem koşulların hakim olmadığı biliniyor. OGM verilerine bakılırsa bölgede bugün rüzgar 22 km/saat hızla esiyor, ısı averaj 34 aşama ve rutubet oranı averaj yüzde 36.

“Düzgüsel koşullar altında” süregelen bir yangın, eğer kısa sürede müdahale edilebilirse denetim altına alınabiliyor.

Türkiye Ormancılar Derneği İzmir Şube Başkanı Kenan Öztan, “Yangının çıkmış olduğu yerin anayollara uzak ve eğimli bir yamaç olması işi güçleştiriyor” diyor ve bu şekilde durumlarda hava araçlarının yararlı bulunduğunu söylüyor.

Sadece hava araçları, yaygın kanının aksine, bir tek yangına erken müdahalede “eleştiri öneme haiz.” Yangının söndürülmesinde ilk 15-30 dakikanın belirleyici olabildiğini söyleyen Orman Mühendisi Doç. Dr. Cihan Erdönmez, bu süreçte en süratli müdahale araçlarının hava araçları bulunduğunu ve yangın ilerledikten sonrasında eleştiri önemlerini kaybedebildiklerini söylüyor.

21 Haziran günü akşam 20:00 sularında süregelen yangına ilk etapta 1 helikopter, 4 arazöz, 7 dozer ve 160 orman işçisiyle müdahale edilmiş olduğu açıklanmıştı.

Sabahın ilk ışıklarıyla havadan müdahalenin başladığı yangının ikinci günü 20 helikopter ve 14 tayyare ile 688’i Orman Genel Müdürlüğü (OGM) mensubu olmak suretiyle toplam 1494 personel; 172 arazöz dahil toplam 363 vasıta, Orman Genel Müdürlüğü’ne ilişik 17 dozer dahil 39 iş makinesi göreve getirildi.

Ziraat ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, Marmaris’ten yapmış olduğu açıklamada yangının “büyük seviyede denetim altına alındığını” söylemiş sadece yangının “esintiyle bir yerden başka bir yere sıçraması söz mevzusu olabilir” demişti.

BBC Türkçe ile konuşan orman gönüllüleri yangının akşama kadar denetim altına alınmasında rüzgarın belirleyici olacağını anlatmışlardı. Nitekim o şekilde oldu ve yangın ikinci gün de denetim altına alınamadı.

Rüzgarla yarış mücadelesi

Erken müdahaleyle önlenemeyen yangınların söndürülmesi adeta bir rüzgarla yarış mücadelesine dönüşüyor.

Yangın gönüllülerinin deyimiyle “alevler rüzgarın etkisiyle sizi birkaç yüz metre öteye püskürtürken” yangını karadan denetlemek güçleşiyor.

Öteki taraftan rüzgar, yangını kayalıklar ya da deniz şeklinde “yanıcı madde”nin olmadığı bir yere sürükleyinceye kadar yangın devam edebiliyor.

Emekli Orman Mühendisi Kenan Öztan, yangın söndürme mücadelesinin “rüzgarı da iyi tanıyan, eseceği yönü bilen” takımlar tarafınca yapılmasının önemine vurgu yapıyor.

Öztan, “Yangına müdahale edilemediğinde yangının kendi fırtınası oluşur” diyor. Bunun anlamı yangının etkisiyle ısınan havanın yükselmesi ve etraftan görece soğuk havanın yangına doğru bir esinti oluşturması.

Gündüzleri rüzgarın “kararsız” bulunduğunu söyleyen Öztan, bundan dolayı yangına yakından müdahale etmenin “acemilik” bulunduğunu söylüyor ve “müdahale cephesini fazlaca iyi seçmek lazım; dolayısıyla rüzgarın nerden nereye eseceğini bilebiliriz.” diyor.

Resmi verilere bakılırsa Marmaris yangınında 3 bin hektara yakın alan kaybedildi.

Öztan, 3 bin hektarın baştan bir hedef olarak belirlenip, buna bakılırsa “yanıcı madde” yükünü azaltmak için karşı ateş verilmesi şeklinde yöntemlerle yangının denetim edilip tesirinin sınırlanabileceğini söylüyor.

‘Gerekirse kartları tekrardan dağıtmalıyız’

İklim krizi, sıcak hava dalgalarının sıklığını ve sertliğini artırarak yangının başlaması için lüzumlu hava koşullarını gittikçe daha elverişli hale getiriyor.

Elverişli koşullarda yangının başlayabilmesi içinse sigara, yıldırım, enerji nakil hatları vs. şeklinde bir tutuşturucu gerekiyor.

Yangın bölgesinde bugün bir basın açıklaması meydana getiren İçişleri Bakanı Asil, yangında sabotaj şüphesi bulunduğunu söylemiş oldu.

Orman Genel Müdürlüğü istatistiklerine bakılırsa Türkiye’de geçen yıl çıkan toplam 2793 tane yangından bir tek 8’inin (yüzde 0’a yakını) kundaklama sebebiyle çıkmış olduğu tespit edildi.

Verilere bakılırsa Türkiye’de yangınların büyük bir kısmı insan-orman etkileşiminin artması sonucunda çıkıyor.

Yangınlarla mücadelede bir tek yangınları söndürmeye odaklandığınızda “bir noktadan sonrasında (yangının kaderi) tabiat koşullarına kalıyor” diyor Erdönmez.

Doğrusu yangınları söndürmek kadar yangınların çıkmasını engelleyici stratejilerin ele alınması da gerekiyor. Erdönmez:

Orman Kanunu’nun 74’üncü maddesi mülki amirlere şu demek oluyor ki valiler ve kaymakamlara, ormanlarda gerçekleşebilecek her türlü faaliyeti durdurmak yetkisini veriyor sadece bu yetki bugüne dek pek kullanılmadı. Tehlikeli sonuç anlamış olur yanında düzgüsel zamanlarda da madencilik, gezim, rekreasyonel faaliyetler, hafriyat vs. amacıyla bu kadar fazlaca insanoğlunun ormana giriş çıkış yapmasını engellemeliyiz.

“Gerekirse kartları tekrardan dağıtmalıyız. ‘Mevcut seviye içinde insanların ormana girmesi gerekiyor’ diyorsak düzeni değiştirmemiz lazım. Aksi takdirde büyük yangınlarla daha çok karşılaşırız.” diyor.

Kaynak:

https://www.sondakika.com/dunya/haber-marmaris-yangini-neden-sondurulemiyor-15035224/

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Et