UZ )

OSİAD Başkanı Süleyman Ekinci: Dövizdeki artış sebebiyle yatırımdan korkuyoruz

service

Hüseyin GÖKÇE

DÜNYA Ankara Temsilcisi Maruf Buzcugul’i ziyaret eden OSTİM Sanayici ve İş İnsanları Derneği (OSİAD) Süleyman Ekinci, güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulunmuş oldu. Pandemide tedarik güvenliği kaynaklı olmak suretiyle Türkiye’nin bilhassa Avrupa’ya yönelik üretim yönüyle oldukca avantajlı konuma geldiğini söyleyen Ekinci, “Tabiri caizse Avrupa’ya mal üretmeye başladık fakat başta enerji olmak suretiyle girdi ve hammadde maliyetlerindeki artışlar benzer biçimde bir açmazımız var” ifadelerini kullandı.

Oldukça kazandık, oldukca borçlandık!

Demir çelik sektöründe etkinlik gösteren Süleyman Ekinci, “35 senelik sanayiciyim, hayatımda asla bu kadar para kazanmadım. Bulunduğum bölge ağırlıklı olarak çelik, makine imalatı ve endüstriyel tasarım imalatı meydana getiren firmalarla dolu. Hayatımda asla bu kadar işlem hacminin yüksek olduğu sürem yaşamadım, büyük tonajlar yaptık, büyük para kazandık. İnanılmaz vergi veriyoruz. Hem TL hem döviz bazında hem de tonaj olarak ciro inanılmaz. Sadece asla hayatımda bu kadar borçlanmadım” dedi.

Girdilerin yüzde 80’i ithal

Nihai ürüne dönüştürülüp satılan malzemenin her seferinde daha yüksek fiyata alındığını ifade eden Süleyman Ekinci, “Dolar bazındaki girdilerimizin maliyeti oldukca yükseliyor. Hem TL karşılığı hem dolar cinsinden. Ana metal sektöründe girdilerin neredeyse yüzde 80’i ithal. Buna karşın dünyanın en büyük işlem hacmine haiz ülkelerden biriyiz” diye konuştu.

KOBİ’lerin her geçen gün eridiğini dile getiren Ekinci, “Dövizin bu kadar iniş çıkışlı olduğu, son 3-4 ayda bilhassa artışların bizlere satın alma gücü yönünden ziyanı var. Fiyat veremiyoruz, önümüzü göremiyoruz, yatırım yapmaktan korkuyoruz. Hâl bu şekilde olunca, sürdürülebilir kurun olmaması, yatırım iştahımızı azaltıyor, hem de her geçen gün birazcık daha fakirleşiyoruz. Ani iniş çıkışlardan tedirgin oluyoruz, rekabet gücümüzü kaybediyoruz. 1 yıl ilkin dolar 7 lira iken tonu 600 dolar olan yassı mamul (sac) bugün 1000 dolar ve doların fiyatı da 10 lira. Kısaca geçen yıl 5 milyon liraya aldığımız ürünü bu yıl 10 milyon liraya almak zorunda kalıyoruz” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

ABD’den alıp ABD’ye satıyoruz

Girdileri dövizle almalarına karşın, satışı TL ile yaptıklarının alını çizen Ekinci, “Satışımızın yüzde 80’ini TL cinsinden yapıyoruz, tahsilatımız ise averaj 90 gün civarında. Aslına bakarsanız o zamana kadar döviz cinsinden fiyat artışı sürüyor. Ikimiz de aradaki farkı banka kredisi ile sübvanse etmek zorunda kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

Tüm fiyat artışlarına karşın Türkiye’nin öteki ülkelere nazaran işgücü yönünden daha avantajlı bulunduğunu belirten Ekinci, “Avrupa, ABD’dan cevher, hurda getiriyoruz, burada inşaat demirine çevirip yeniden ABD’ye satıyoruz. Fiyatımız pahalı olsa ABD bizlerden alır mı? Üstelik engelleme ve ek vergilere karşın hâlen daha ucuzuz” dedi. Sektörde kâr marjının da oldukca düşük bulunduğunu belirten Ekinci, “Şahıs başına tüketimi bizim 3 katımız olan Almanya bile artık kar marjındaki düşüklük sebebiyle işten çekiliyor, üstelik çevreye verdiği ziyanı da göz önünde bulunduruyorlar. Bu mevzuda Türkiye’deki firmalar da ciddi yatırım yaparak filitrasyon sistemine geçiyorlar. Yeni kurulan fabrikalar da aslına bakarsanız temiz teknoloji kullanıyor” dedi.

“Vergi barışları kayıtlı çalışanları kayıt dışına yönlendiriyor”

Kayıt dışı vergi sebebiyle, kayıtlının vergi yükünün arttığını belirten Ekinci, “Vergi barışları, 3 yılda bir yapılandırma, matrah, yığın artırımı benzer biçimde şeyler tekrarlanmamalı. Bunlar, kayıtlı çalışanları da kayıt dışına itiyor. Adil bir vergi yönetim anlayışına gereksinim var. Teşvik ve ucuz kredilerin, imalat sanayine, üretime verilmesini arzu ediyoruz. Türkiye’nin üretmekten başka şansı yok. Vatanımızda planlama ile ilgili büyük sorun var. OSTİM’de aynı sokakta yan yana aynı işi meydana getiren şirket var. Her firmada aynı tezgahtan birkaç tane var. Üstelik bunların kimisi haftada bigün, kimi ayda bigün, kimi de günde bir saat çalışıyor. Bunların bir araya getirilmesi, planlanabilmesi lazım” diye konuştu.

“Ticaretin anayasası tekrardan yazılmalı”

Yatırımla ilgili konuların direkt kişilerin inisiyatifine bırakılmaması icap ettiğini söyleyen Süleyman Ekinci, “Devlet Planlama Teşkilatı’nın derhal tekrardan kurulması lazım. Şu anda endüstri envanteri yok, kimin kaç makinesi var, ne işe yarıyor, hangileri atıl? Bunlar bilinmiyor. Yan yana kurulan işletmeler bir süre sonrasında kendisi batmış olduğu benzer biçimde komşusunu da batırıyor. Eskişehir yolu aksında 20 AVM yapılırken, “Burada yeterince AVM var” demezseniz, yurttaş yapar” değerlendirmesini yapmış oldu. Türkiye’nin tecim anayasasının tekrardan yazılması icap ettiğini söyleyen Ekinci, bazı alanlarda ruhsatlar verilirken, mesleki yeterliliğe ve ana para yeterliliğine de bakılması icap ettiğini, söylemiş oldu.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Avusturya Forum - Güncel Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Et